COVİD-19

7.04.2020 tarihinde ruhunuözgürbırak tarafından yazıldı.

Corona virüs, 1960’larda insanlarda nezle, grip gibi hafif solunum yolu enfeksiyonlarına neden olan kendi halinde bir virüs olarak bilinirken 2002 yılında Çin’de büyük bir salgına yol açtı.

Yaklaşık 30 ülkeye yayılan bu salgında başta sağlık çalışanları olmak üzere çok sayıda hasta zatürreden kaybedildi.  Yeni bir Corona virüs türünün neden olduğu tüm dünyayı tehdit eden bu hastalığa “Akut Şiddetli Solunum Yetmezliği Sendromu” (SARS) adı verildi. 2003 yılında salgın tamamen kontrol altına alındı ancak 2012 yılında Corona virüs tekrar sahneye çıktı. Bu kez Suudi Arabistan’da zatürre ve böbrek yetmezliği ile kaybedilen bir hastada yeni bir Corona virüs tespit edildi. Kısa sürede Arap Yarımadası’nda yayılan bu yeni hastalığa “Ortadoğu Solunum Yetmezliği Sendromu” olarak Türkçeye çevirebileceğimiz MERS adı verildi.

Günümüzde dünyamız yeni bir Corona virüs enfeksiyonunun tehdidi altında. İlk kez Çin’in Wuhan şehrinde ortaya çıktığı için Wuhan Corona virüs adını alan virüs, çok sayıda kişinin zatürre olmasına, böbrek yetmezliğine girmesine, yoğun bakımda izlenmesine hatta ölümüne yol açarak yayılmakta.  Seyahat yasakları konsa da Tayland, Güney Kore, Japonya, Vietnam, Singapur, Hong Kong, Tayvan ve en son ABD’de görüldü.

Corona Virüs belirtileri nelerdir?

Hastalık 2-14 gün süren kuluçka döneminden sonra mevsimsel grip gibi başlar. Ateş, baş ağrısı, gözlerde yaşarma, boğaz ağrısı, burun akıntısı, öksürük gibi üst solunum yolu enfeksiyonu bulguları ortaya çıkar. Yüksek ateş ve öksürüğe eşlik eden nefes darlığı uyarıcı olmalıdır. Bazı hastalarda bulantı, kusma, ishal ve karın ağrısı gibi şikayetler ön planda olabilir.

Corona Virüs’ten nasıl korunabiliriz?

Halen tedavisi ve aşısı bulunmayan bu hastalık için korunma önlemlerine dikkat etmeli ve bağışıklık sistemimizi güçlendirmeye çalışmalıyız.  Yeterli uyku (günde 7-8 saat), stresten uzak durmak, egzersiz yapmak, hijyen kurallarına uymak, sigara ve alkol kullanmamak özetle sağlıklı bir yaşam tarzını benimsemek ilk basamakta yapmamız gerekenler arasında yer alır.

Düzenli ve dengeli beslenmeye yani yeterli sıvı almaya, kaliteli protein, doğal sebze/meyve, tam tahıl, bakliyat, vitamin, mineral ve antioksidanlardan zengin beslenmeye çalışmalıyız. Bunun dışında ellerin sık sık yıkanması yabancı yüzeylerle temas sonrası ellerin hiçbir şekilde yüze, ağza ve gözlere temas ettirilmemesi önerilir.

Hasta kişilerden ve havalandırılması sorunlu olan mekânlardan (otobüsler, dolmuşlar, trenler, metro, sinemalar, alışveriş merkezleri) mümkün olduğunca uzak durulması tüm solunum yolu virüslerinin bulaşmaması için etkili bir yoldur. Bilhassa yaşlılar, müzmin hastalığı olanlar (kalp hastalığı, böbrek hastalığı, solunum yolu hastalığı, nörolojik hastalık, şeker hastalığı); bağışıklık sistemi yetersiz olanlar; kanser hastaları, herhangi bir hastalığın son evresinde olanlar, gebe kadınlar ve çocuklar daha büyük risk altındadır.

Corona virüs besinlerle değil solunum yolu ile bulaştığı için riskli bireylerin maske takması, kalabalık ortamlara girmemesi ve gerekmedikçe yolculuk yapmaması önerilir.

KAYNAK;Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği